Havuzun amiral gemisi Sabah ~ Enver Alan

sadece aylık 100 tl ye reklamınızı bu alana verebilirsiniz.. iletişim için bize ulaşın.

  • Resmin tanımı Başbakan davutoğlu
  • rnek yazı Tayyip Erdoğan
  • yandaş medya bal tutan parmağını yalar
  • Google'dan kontakt lens kamera Günün yazısı
  • amerikanın keşfi amerikayı kim keşfetti
  • bedelli askerlik bedelli askerlik
  • cem evleri cem evlerinin giderleri
  • küresel ısınma küresel ısınma
  • cumhurbaşkanlığı sarayı cumhurbaşkanlığı sarayı
  • integram zenginleri integramdan para kazananlar
  • öğrenci haberi validen öğretmene ziyaret
  • karşıkyaka yaralama haberi karşıkyaka yaralama haberi
  • sivasta kaza sivasta kaza
  • doktor hemşire haberi doktor hemşire bir birini suçladı
  • MEB ŞURASI Milli Eğitim Şurası
  • Google'dan kontakt lens kamera Google'dan kontakt lens kamera
  • pramier lig yayın hasılatı pramier lig yayın hasılatı
  • Google'dan kontakt lens kamera Işid saldırdı
  • Google'dan kontakt lens kamera Google'dan kontakt lens kamera
  • Google'dan kontakt lens kamera Google'dan kontakt lens kamera
  • Google'dan kontakt lens kamera Google'dan kontakt lens kamera
  • Google'dan kontakt lens kamera Google'dan kontakt lens kamera
HABER HABER

Havuzun amiral gemisi Sabah

Havuzun amiral gemisi Sabah’ın, Papa’nın gelişi ile ilgili başlığını görünce tam anlamıyla bıyık altından gülümsedim! Anladım yani ne demek istediklerini, bu başlıkla nereye varmak istediklerini, ne masaj vermeye çalıştıklarını… Meğer Papa ile Tayyip Erdoğan yan yana gelince ortaya “dünyamız için bir umut fotoğrafı” çıkıyormuş! Yani, Papa ile yan yana gelen kişiye göre umudun fotoğrafı değişiyor öyle mi? İçimden “sen neymişsin Papa” demek geldi. Yanına geldiği insanı dünyanın umudu haline getiriyor! Yoksa tam tersi mi, Tayyip Erdoğan ile yan yana gelenler mi dünyanın umudu haline geliyor? Neyse… Bu başlık aslında bir bilinçaltını da deşifre ediyor. Bu başlık ve fotoğrafa yüklenen anlam ile Tayyip Erdoğan, Papa’nın mukabili ya da zıddı bir noktaya konuluyor. Papa bir tarafı temsil ediyorsa Tayyip Erdoğan da öteki tarafı temsil ediyor! Ama garip olan şu ki Erdoğan diyor ki: “Papa Francis ile farklı düşündüğümüz konu hemen hemen hiç yok.” Bu da gerçekten diplomatik lisanla ilan edilmiş boş bir söz mü yoksa bir umudu mu ifade ediyor, veya Papa’ya göre kendini yeniden tanımlama ve konumlandırma mı oluyor pek anlamış değilim. Birisi Katolikler’in ruhani lideri, diğeri Türkiye’nin Cumhurbaşkanı… Nasıl oluyor da ikisi bir araya gelince dünyaya umut fotoğrafı ortaya çıkıyor, birisi bana açıklarsa sevinirim. Bekliyorum, cevaplarınızı… Yazacağım burada, ona göre… Yeni Türkiye’nin aktörleri Zaytung yazarı gibiler… Şu Yeni Türkiye denilen yer nasıl Eski Türkiye’nin Zaytung versiyonu haline geldiyse, Yeni Türkiye’nin aktörleri de adeta Zaytung yazarı gibi oldular. Tabii, Bülent Arınç, Abdullah Öcalan’ın itibarından sorumlu Başbakan Yardımcısı gibi konuşup HDP’lilere “Öcalan’ı zor duruma düşürdüğünüzü biliyor musunuz” derse, Avni Özgürel de “6-7 Ekim olayları Abdullah Öcalan’a darbeydi” der! Dedi de: “6-7 Eylül olayları Öcalan’a karşı bir darbeydi… Barış sürecinin önündeki en büyük engel boşboğazlık…” PKK tarafınınki boşboğazlık ama bizimkilerinki ilm-i siyaset mi? Bir de… Ne garip, sanki Türkiye’de olup biten olayların başka açıklaması yokmuş gibi ağzını açan “darbe” diyor. Maden kazalarına bile hükümete darbe diyenler var Yeni Türkiye’de… Hükümet “barış süreci” adı altında Abdullah Öcalan’ı Kandil’den daha çok savunur hale geldi. Sanki Kandil başka, HDP başka, Öcalan başka düşünüyor! Sanki aralarında görüş ayrılıkları varmış gibi… Boşboğazlıktan öte, sanki birileri bizi kandırıyor, bunun başka açıklaması yok! Hafta sonu gazetelerinden seçtiğim 15 başlık… 1- Saray’ın ilk misafiri Papa oldu! 2- Papa Saray’ı takdis etti mi? 3- Fethullah’tan sonra Tayyip de Papa ile görüştü… Öp Papa’nın elini... 4- Tayyip de Fethullah’ın verdiği pozu verdi… 5- Papa ile el ele… 6- Papa ve Erdoğan’ın ortak IŞİD mesajı: Birlikte savaşalım! 7- AK Saray’da diyalog! 8- Bütün cemaatler artık örgüt! 9- Putin: Türkiye kimsenin güdümünde değil. 10- Karayılan: Tutuklamalara başlayacağız, kamu görevlilerini tutuklayıp sorgulayacağız… 11- İnadına Tunceli… 12- Bize bir kara çadır yeter, Devlet Bahçeli. 13- Erdoğan Bayraktar TÜRGEV’in arsa uzmanıymış… 14- Devletin benzin oyunu… 15- Yalova’da kesilen ağaçlar CHP’yi sarstı. Muharrem İnce “Ben özür dilerim” dedi… Havuzdaki tsunami hakkında… AKP’nin yeni Türkiye’sinde iki sözcük yerli yersiz çok sık kullanılıyor: Hırsız ve paralel… Bir taraf her şeye “paralel” derken, öteki taraf her şeyi “soygun” olarak adlandırıyor. Böyle ortamlarda beklenmeyen bir gelişme olduğunda hem konunun muhatapları şaşkınlıklarını gizleyemez hem de seyirciler neler olup bittiğini anlamakta güçlük çekerler. Şimdi… 1- Olay hiç de kamuoyuna yansıdığı gibi değil. 2- Ortada hırsızlık yok ya da şöyle söyleyeyim, soyulan kişi patronaj Ethem Sancak değil. İşin özü şu: Mustafa Karaalioğlu Star’da ve TV24’te yüzde yüz hakimiyet kurmuş, maaşını 60 bin TL’den 100 bin TL’ye çıkarmış, kurumu kafasına göre yönetiyordu ve patron sözü dinlemiyordu. Buna bozulan Ethem Sancak da duruma müdahale etti. Bunu da büyük patrona onaylatabilmek için iki defa ziyaretine gitti. İlkinde başaramadı ama ikincisinde “2023 hedeflerime bu arkadaşlarla yürüyemem” argümanını geliştirip “Tamam sen bilirsin” cevabını aldı ve operasyonu yaptı. Patronaj maaşları ve masrafları yüksek buluyordu. Karaalioğlu’na önce yayın yönetmeni Yusuf Ziya’yı işten çıkarmasını söyledi. Karaalioğlu bunu yapmadı. Bunun üzerine yönetim kurulu toplandı ve Karaalioğlu’nun imza ve harcama yetkisi elinden alındı. Harcamalar incelenince patronlar “Biz bu parayla matbaa satın alırız be” dediler. Ama kovulan üç isme gerçekten bir “hırsızlık suçlaması” olmadı. Bilakis gazete yönetimi ve özellikle Karaalioğlu patronaja kamudan ciddi para kazandırıyordu. Orada bir soygundan söz etmek gerekirse patronlarını değil bilakis patronları adına kamu kurumlarını iktidar desteği ile reklam adı altında tırtıklıyorlardı demek daha doğru olur. Çünkü bir süre önce Star Grubu’nun reklam gelirleri muhalif medyaya sızdırılmış ve son derece büyük adaletsizlikler görülmüş, kamu bankalarından reklam adı altında yüklü meblağlar söz konusu olmuştu!
paylaş on Google Plus

Enver ALAN

    Google hesabı ile
    Facebook hesabı ile yorumla

0 yorum:

Yorum Gönder

  • memur sendikası saltanatı

    Memur Sendikaları Tam Bir Fiyasko

  • Memur Sendikaların da Menfaat var mı?

  • Sendikalar Çıkar Yuvası Oldu

  • sendika gereksizliği


SICAKLAR ARTTI

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte bunaltan sıcaklar daha da artacağı ve yaşlı hasta ve çocukların sıcak havalarda dikkatli olmaları için uyarıldı..

devamı

KLİMA UYARISI

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte bunaltan sıcaklar dan kurtulmak için kullanılan klima kullanırken nelere dikkat etmeliyiz..

DEVAMI
  • FİTNES HAKKIN DA BİLGİLER

  • MEMURLARIN GÖREVDE YÜKSELME VE KARİYER HEDEFİ





Enver Alan
İSTEDİĞİMİ YAPARIM
Aslında mevzuat, (değerlendirme yapacak) Milli Eğitim Müdürlerine de Şube Müdürlerine de ben kimle ..
Enver Alan
Adalet...
13 yıldır Devlette yaptığı kadrolaşmayı yeterli bulmayarak, paralel yapı bahanesiyle kamuda yeni bir kirli hareket başlattı. Kendisi gibi..

Duyuru.!!!

sitemize reklam vermek için ücretlerimiz haftalık aylık ve yıllık olarak belirlenir makul fiyatlar ile tekliflerinizi bekliyoruz...

Son dakika haber

50 bin eğitim yöneticisinin unvanları bir kanunla silinse ne olur? bulunanların zaten göreve devamı sağlanacak.Ama ünvan olarak değil görevlendirme ünvan olarak. Olsun.Okullar açılınca bizim sorusunu herkes birbirine niye soruyor.
enveralan.blogspot.comenveralan.blogspot.com/İNDEX

zengin içerikli ve interaktif olarak web sitemizi ziyaret ettiğiniz için teşekkürler bizimle iletişime geçebilir veya iletişim formu aracılığıyla mesaj gönderebilirsiniz...

Enver Alan

Ceo